Sakın Pes Etme

Kötü bir döneme girdiğinde ve her şey sana karşı gibi göründüğünde,

bir dakika bile dayanamayacakmışsın gibi geldiğinde,

SAKIN PES ETME,

çünkü işte orası gidişatın değişeceği yer ve zamandır.

Hz.MEVLANA

İnsan ilişkilerinin sağlıklı yürütülebilmesi için Gönlün devreye girmesi zorunludur. Gönülden geçen, Gönülden çıkan ve Gönülden yapılan ilişkilerdir. Gönülden Gönüle bizim görmediğimiz ama hissedilen anlam ve gizli işaret kanalları vardır. Bu kanallar, dostluğu oluşturacak, yaşatacak ve insanları kaynaştıracak anlam ve işaret taşırlar. Gönül sarılmayı, affetmeyi, toleransı, nezaketi, kibarlığı ve yumuşaklığı barındıran bir eğitim yuvasıdır. Onun sesini, işaretini ve izini duyan ve takip edenler dostluğa, kardeşliğe ve birliğe kavuşurlar. İnsanlar arası bağlar gönülden kurulunca, bir başka eda, bir başka kalite, bir başka boyut ve bir başka renk kazanırlar. Gönül geçici, sahte ve yalan olan dostlukları tasvip etmez, onaylamaz ve asla taraftar olmaz. Gönüller arası yol kadar geniş, düz ve engelsiz yol yoktur. Onun için Mevlana bu konuda şu ifadeyi kullanmaktadır.

“Gönlünden gönlüme ne ince anlamlar, ne gizli işaretler geliyor ahh, gönlünden gönlüme nasıl bir yol var?”

Mevlana, kavuşması ab-ı hayat olan dosta seslenerek, gönülden ayrılmamasını dilemektedir. O dost kurtuluşun çaresini bilmektedir. Onun gözden kaybolmasını, gönülden çıkmasını istemiyor. Zira o dost, ışık ve candır. gönülden ayrılması, canı ağlatır.

Görüldüğü gibi Mevlana, hakiki dostu hayat veren suya benzetmektedir. Gönülden dostluk, yada gönülde taht kuran dost, suyun dünyaya hayat vermesi gibi, insanın manevi alemine hayat bahşeder.

Gönül ayrılıkları gideren ve insanı kurtuluşa erdiren bir dostluk merkezidir.

İnsanın en yakın dostu olan ruh, yani can gönülde bulunur. Dostun gönülden ayrılışı, ruhun bedenden ayrılışına benzer. Kardeşliğe giden yol gönüllerin kaynaşmasından geçer. Gönüllerin kaynaşması ve insanların kardeş olması, insanlığa kurtuluşu getirecektir.

“Senin bir saman çöpü kadar değer vermediğin yıkık gönül, Arş’tan da üstündür, Kürsü’den de, Levh’ten de, Kalem’den de.

Hor bile olsa gönlü hor tutma; o horluğuyla gene de pek üstünler üstünüdür gönül. Yıkık gönül Tanrının baktığı varlıktır; onu yapan can ne de kutludur.

Kırılmış ikiyüz parça olmuş gönlü yapmak tanrıya Hac’dan daha yeğdir, umreden de.

Tanrı defineleri yıkık gönüldedir… yıkık yerlerde pek çok defineler gömülüdür.

Kul gibi, köle gibi gönüllere hizmet için kemer kuşan da sırlar yolu yüzüne açılsın. Sana kutluluk gerekse, devlet istiyorsan, gönüller almaya, ululuğu bırakmaya bak. Gönüllerin yardımı seninle atbaşı beraber giderse, kalbinden hikmet kaynakları akar.

Dilinden sel gibi ab-ı hayat akar; soluğun Mesih’in soluğu gibi hastalıklara ilaç olur. ”

İKİ DÜNYA DA BİR GÖNÜLCEĞİZ İÇİN VAR OLMUŞTUR.

Okuyanın dudağından çıkan “sen olmasaydın” hadisini duy.

Yoksa varlığın, mekanın, güneşin, ay’ın,
yerin şu gökkubbenin vücudu nereden olacaktı.

Sus her kılında ikiyüz dil olsa da söylesen, gönül gene de anlatışa sığmaz

Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür
Selviyi hür bir halde yücelten
kederi de sevinç haline sokabilir.
HZ.MEVLANA

~ tarafından kutaysevgi Eylül 19, 2007.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: