3 Arınma

DİLDE ARINMA
77045579vv5.gif

DİLİN AFETLERİ
Dil; insanoğlunun iletişimi için gerekli olan en önemli unsurlardan biridir.

İnsan,dili sayesinde dünyasını ve ahiretini yönlendirir. Şöyle ki, dili ile kendisini meleklerden bile üstün duruma getirebileceği gibi, aşağılardan daha aşağılara da indirebilir. Konuşmalar, mahlukatın en üstünü olan insana yakışır ise, mertebesini Hakk’ın tecelliyatı olan İnsan-ı Kamil seviyesine çıkarır ki, bu durumda zaten düşünen Hakk olduğu kadar,söyleyen de Hakk’dır. Artık o dilde söylenen de sadece Hakk’dır.

Zaten Hakk yolu yolcusuna da Hakk’dan başka söz yakışmaz.

Ancak bunun tam tersi olarak hayvanî nefsin tezahürü olan dil de, akıl almaz ölçüde afetlere maruz kalacaktır.Bu durumda da o beşer’i mahlukat bütün güzelliklerin evi olan gönlünü örtecek ve artık dili, nefsinin adeta aynası durumuna gelecektir.

İşte dilin bu afetlerden arındırılması için, yıllar yılı tasavvuf mekteplerinde müridlerin dilde arınmaları için çaba harcanmış ve eğitimin ilk mertebesi olarak da bu arınma gösterilmiştir.

Bu konuda Kur’anı-Kerim’de;

KAF SURESİ/18: İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözeten yazmaya hazır bir melek bulunmasın

Kutsal kitabımızda da bahsedildiği gibi, ağzımızdan çıkan her sözün kayıt altına alındığını bizler genellikle unuturuz ve işte tekâmülümüzü etkileyecek en büyük hataları da böylece yaparız. “Söyledim oldu” gibi kolaycı bir prensibin, şuurlu, idrakli konuşmamanın, nefse hizmet eden bir dilin bilincine varabildiğimiz ölçüde tekamül edebiliriz.Çünkü bilinmelidir ki, insan imânı ölçüsünde konuşur. Eğer imânı zayıfsa dünyasaldır, haddi aşar, konuşmalarda gıybet, küfür, kibir v.s gibi unsurlar ön plâna çıkar. Ama eğer imânı güçlüyse, konuşacak yeri, zamanı, konuyu imânının tecellisi olarak tespit eder.

Burada unutulmaması gereken en önemli konu ise, insanın kalbinin ve dilinin imân bağı ile Allah’a bağlı olmasıdır. Aksi ise küfr’dür.

Peygamberimize sormuşlar;hangi amel daha hayırlıdır diye..Herşeyi özetleyen bir cümle buyuruyor efendimiz:

“Dili muhafaza etmek!!”

DÜŞÜNCEDE ARINMA

x186hqwd5.gif
DÜŞÜNCENİN AFETLERİ
İnsanlık tarihini değiştiren en büyük olaylardan tutun da, bir kişinin günlük olaylarda yaptığı değişiklerde, temel etken düşüncedir. Yani herşey düşüncenin ürünüdür.Düşüncenin sınırı olmaz sonsuzdur. Bu sebeple de, yeryüzündeki fitneler ve bunların karşısına çıkan alternatifler hep düşüncenin ürünüdür.

Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim, sürekli olarak akıl ve tefekkür ile ilgili konular üzerinde durmuş, insanı düşünmeye teşvik etmiştir.

BakaraSURESİ/44 : Haydi şimdi adama, bir parçası ile vurun dedik. Böylece Allah ölüleri diriltir, size ayetlerini gösterir. Umulur ki düşünür ve gerçeği anlarsınız.

AL-İ İMRAN SURESİ /65 : Ey Ehl-i kitap! İbrahim hakkında niçin tartışırsınız? Halbuki Tevrat ve İncil kesinlikle ondan sonra indirildi. Siz hiç düşünmezmisiniz?

EN’AM SURESİ / Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka birşey değildir. Korkanlar için elbette ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hala akıl erdiremiyormusunuz?

Ancak insanın düşüncelerini kontrol edebilmesi, dilini kontrol edebilmesinden daha zordur. Ünlü düşünür Sokrates’in “Düşünceler daldan dala atlayan ve bir türlü durmak bilmeyen maymunlar gibidir” sözü, onları kontrol edebilmemiz zorluğunu açıkca belirtmiştir.

Düşüncede arınmanın en önemli tezahürü ise dürüstlükdür yani dilin düşünceye uymasıdır. Düşünülen ile söylenen bir olmadıkca dürüstük zinciri kırılmış ve ortaya riya çıkmış demektir.

Dürüstlük; kişisel ilişkilerden toplumsal ilişkilere, ticari ve mesleki faaliyetlerden kamu görevlerine kadar hayatın bütün alanlarını kapsayan ve mutlaka riayet edilmesi gereken bir erdemdir. Bu itibarla; niyette ve düşüncede, özde ve sözde, içde ve davranışda dürüst olup, her türlü sahtekarlıkdan sakınmak, dinin ve dindar olmanın bir gereğidir.

GÖNÜLDE ARINMA

pic283670sy.gif
KALBİN AFETLERİ
SEVGİSİZLİK

BAKARA SURESİ/ 30 : Hatırla ki; Rabbin meleklere ” Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” dedi. Bizler hamdinle seni tesbih ve sana takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun? dediler. Allah da onlara ” Sizin bilemeyeceğinizi herhalde ben bilirim” dedi.

Sad URESİ/72 : O’nu tamamlayıp, içine de ruhumdan üfürdüğüm zaman, derhal ona secdeye kapanın!”

Yukarıdaki Ayet-î Kerime’lerden anlaşılacağı gibi; Cenâb-ı Hâkk; insanı sevdiği için yaratıyor. Yarattığı insanı kendisine “Hâlife” tayin ediyor.

Hâlife; kelime anlamıyla incelendiğinde, kendinden üst makamda olan kişinin tüm yetkilerini taşıyan, yöneten, idare eden demektir.

Yani insan yaratılırken, Allah onu kendi yetkileri ile kuşatmış, merhametini ve sevgisini gönlüne koymuş, onu beşer-î mahlukat (yaradılanların en güzeli) haline getirmiş , Ruh’undan ruhuna üfleyerek, “Beni bilerek, bana dön” demiş ve tekamül amacıyla madde alemine göndermiştir. O halde insan, kendisini sevgisinden vareden Rabbine karşı, O’nun ilahi çağrısına cevap vermelidir.

” Allah; sevilmeyi ve bilinmeyi istediği için yarattı, sevdiği için yarattı. Sevgi olmasaydı bilinmeyi de istemezdi, sevgi olmasaydı, yaratmayı da dilemezdi.”

Ahmed Abdülhâk Radulî Hz.’lerinden bir menkıbe:
” Allah; o kadar büyük, o kadar yüce ki, yerlere, göklere, alemlere, kâinatlara sığmadı..düşündü..düşündü..sonunda varettiklerinin gönüllerine girdi ve ancak oraya sığdı. Sonra da; Ben; göklerde değil, varettiklerimin gönüllerindeyim! dedi. Evet, Allah; gerçekden çok sevdiği, severek yarattığı insanların gönüllerindedir.

Ama bu böyle kalmadı, Şeytan baktı ki, Allah en yüce yere yerleşmiş, kendisini böldü parçaladı, didikledi ve o da adını “Nefs” yaparak, insanoğlunun içine girdi.

Allah müdahale etmedi çünkü adaleti vardı. İnsanoğluna “Hür irade” verdi ve İşde buyur; istediğini seç, ya şeytana ya da gönlüne, yani bana kulak ver.

Ama güveniyordu, ama biliyordu, yarattığı insanın eninde sonunda gönlünün sesine kulak verip O’na döneceğine, O’na varacağına..emindi..bekledi..büyük bir sabırla bekledi.

Ne yaptı insanoğlu; gönlünü sardı sarmaladı bir kenara koydu. İçindeki nefsine uydu, dünyaya geldi nefsiyle yaşadı, hiçbir şey yapmadan yine nefsine hizmet ederek öldü.

Bu böyle devam ediyor, asırlardan beri de böyle sürüyor. Allah; o örtünün altında, gönlümüzdeki yerinde büyük bir sabırla bekliyor..Ve hala diyor ki;

Birgün mutlaka gönlünün üzerindeki örtüyü açacak, beni görecek, gönülden gönüle geçecek ve bendeki gönüle varacak!!!

Ve hala beklemede!

Gönlündeki örtüyü açanlardan olunuz…

Sevgi ; uzun uzun konuşulsa bile bitmeyen bir hazinedir..Ama hiç unutmamamız gereken bir şey var ki; o da, sevgi, bizim Allah’dan aldığımız en güzel emanettir ve biz o emaneti aldığımız gibi tertemiz ehline teslim etmek zorundayız.

” Sevgi o kadar kutsaldır ki; sevginin içinde Yaradan da vardır yaratılan da..”

Evet sevgi kutsaldır, ancak biz sevgiyi tam anlamıyla biliyormuyuz, öncelikle bunun mukayesesini yapmamız gerekmektedir. Adına zaaf dediğimiz bazı duygularla, burada “kutsal” diye adlandırdığımız sevgiyi karıştırmamalıyız öncelikle…

Kutsal kitabımız, ilahî sevgiye varacak yolda bize rehber oluyor, yol gösteriyor. Allah’ın neleri çok sevgidiği, neleri hiç sevmediğini kısaca; nelerin bizi Rabbimizden uzaklaştıracağını veya ne yaparsak O’na daha da yakın olacağımız, çeşitli ayetlerde bildiriyor.

Allah sevgisini gönlünde duyan bir kişi; O’nun yarattığı kulları da sevmeli.

” Ressamı seven eserlerini de sever. Siz hiç Ressam’a hayran ama eserlerinden hoşlanmayan birini gördünüz mü? Allah’ı sevip, O’nun eserlerini sevmemekde bunun gibidir”

Bazı sevgiler de var ki; Cenâb-ı Hakk eğer dilerse onu gönlümüze koyuyor, eğer yeterli liyakatta değilsek de, o sevgiyi tanıyamıyoruz. Örneğin; çocuk sevgisi, hayvan sevgisi, yada insanlara karşı duyulan merhamet..
Dünyevî ve uhrevî sevgilere kapalı bir gönülde mutlaka nefsin bütün alametleri tecelli eder. Gösterilen sevgi ya çıkar düşüncesinden, ya da korkudan kaynaklanan, apaçık bir riyadır.
Alıntı

~ tarafından kutaysevgi Eylül 25, 2007.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: