Dikene katlanabilen gül gibi kokar

sufizm_seyyahin_mevlana_haber.jpg

İyi ama, böyle dostça yaşayış, böyle hiç kimseye darılmadan yaşayış nasıl olacak?

Toplum içerisinde yaşam tarzı gereği birbirleriyle iç içe girmiş günümüz dünya insanı bunu nasıl yakalayacak?

Hadi kendinden yaptığı büyük fedakârlıklarla buldu diyelim. Evinde ailesine – akrabasına, işyerinde çalışma arkadaşlarına, sokakta diğer insanlara karşı hep hoş görüyle yaklaşım…

Bunu yapabilmek için de sürekli kendinden fedakârlık, belki de sürekli taviz.

Tabi ki bu mümkün değil bize göre.

 Ama Mevlâna düşüncesine göre; sabredilir ve başımıza gelecek kötü insanlara ve olumsuz olaylara katlanılabilirse

“pis kokulu gübreye ve dikene katlanan, yıl boyu açma zamanını bekleyen gül gibi” güzel kokuya kavuşulacaktır:

“başına gelen belalara, cefa dikenlerine katlan!çünkü çektiğin acılar, sıkıntılar seni dikenlerden alır da güllere kavuşturur.reyhanların, yaseminlerin bulunduğu bahçeye çeker götürür.Hak uğruna düşmanların hakaretini, küfürlerini şerbet gibi iç!çünkü bu hakaretler, küfürler seni manevî derecelere ulaştırır.”Mevlâna’nın yukarıdaki dizelerinde de görülebileceği gibi kişi, olaylara ve insanlara optimist bakış açısıyla yaklaşıp,hep güzel yanını görebilir; Mevlâna’nın “güzel bakan güzel görür” felsefesiyle hareket edebilirse, kendi iç barışını sağlayabilecek ve mutlu yaşayabilmesine ortam oluşturacaktır.

Ancak yine Mevlâna’ya göre; insanlarının “toplum mutluluğu”nu yakalayabilmesi kişisel olarak kimsenin tek başına başaramayacağı bir husustur.Çünkü “toplumun insanları” uzuvlar gibi bir bedeni oluşturur, eğer bir yada birkaç uzuv sağlıklı çalışmazsasağlam uzuv da rahatsızlık çeker, hattâ bütün beden tam anlamıyla iş göremez.Bu benzetmeyi ülkeler arası iletişime – iletişimsizliğe uyarlamak da mümkün.Yada bir zincirin halkaları gibi algılanarak, tekten yola çıkılıp; uyumsuz bir kişi toplumu bozar; uyumsuz bir toplum ülkeyi bozar; uyumsuz bir ülke de bütün dünyayı rahatsız eder, bozmaya çalışır tespitini yapmak mümkün.

Mevlâna Mesnevî’sinde oğluna öğüdünde

eğer daima cennette olmak istersen,

herkesle dost ol,

hiç kimsenin kinini yüreğinde tutma!

fazla bir şey isteme ve hiç kimseden de fazla olma!

merhem ve mum gibi ol!

iğne gibi olma!

eğer hiç kimseden sana kötülük gelmesini istemiyorsan;

kötü söyleyici,

kötü öğretici,

kötü düşünceli olma!

çünkü bir adamı dostlukla anarsan,

daima sevinç içinde olursun. 

  

Sert iki şeyi birbirine vurursanız, sonunda mutlaka biri kırılır, diğeri de zedelenir. Yada her ikisi de kırılır. Ama sert bir şeyi yumuşak bir şeye; örneğin bir pamuk yığınına vurursanız ikisi de zarar görmez. İşte insanlar, toplumlar ve ülkeler arasındaki çekişmelerde de böyledir. Bir taraf biraz yumuşak olmadıkça, sebep olan çekişme nedenini bertaraf etmeye veya en azından biraz göğüslemeye çalışmadıkça bu kırılmalar hep olacaktır. Hele hele Mevlâna’nın vurguladığının tersine; değil düşmanımıza, dostumuza bile bir fedakârlıkta bulunmadıkça, birleşmeye çalışmadıkça keskin ve sert halde kalınacaktır.

Mevlâna’nın bir diğer benzetmesiyle;

Yüce Allah’ın bazılarını toprak gibi kuru ve durgun; bazılarını da su gibi ıslak ve akıcı nitelikte yarattığı insanlar, yalnız kalırlarsa ikisi de işe yaramayacak; birleşirlerse de yüzlerce gül bahçesi meydana getireceklerdir.

Sonuç olarak; dünyanın ve toplumun sağlıklı bir beden gibi düzenli çalışmasını istiyorsak, öncelikle her insan önce bedendeki temsil ettiği uzva, yani kendine bakmalı. Önce kendisi sağlıklı çalışmalı, diğer uzuvlarla uyuşmalı, yapacağı olumsuzluklarda diğer uzuvların da rahatsızlık çekeceğini unutmamalı. Yada Mevlâna’nın aşağıdaki dizelerinde belirttiği gibi; öz değerini ve içindeki cevherini keşfedip diğer insanların iyi yada kötü sözlerine kendini kaptırmadan gül gibi kokmaya çalışmalı. Eğer herkes bunu yapabilirse kendi iç hali başta olmak üzere hem toplum, hem ülke, hem de dünya gül kokusuyla dolacaktır:

“ey âşık!

Kendine bak da, insanların işine karışma;

şu şunu söylüyor, bu bunu söylüyor, deyip durma!

filan bana diken diyor,filan yasemin diye çağırıyor,

düşüncesine kapılma!

her söze, herkese aldırma;

gül gibi kokmaya bak sen.

filan sana kâfir diyor,bir başkası da sana din adamı diyor…

vazgeç bunlardan vazgeç; gözünü aç!

Allah, sana basiret gözü, gönül gözü vermiş!

öyle bir göz vermiş ki,

senin mahmur bakışlarına karşı Cebrail’in kanadı bile secdeye kapanır.

şekil ve surete bakma!ey Hak âşığı,

neşelen!seni yükseklere uçuracak kanatların olduktan sonra,

insanlardan sana ne gam var?

ey kendi kusurlarını görmeyip de,

başka insanların iyisine kötüsüne bakıp kalan zavallı!

Allah, senin yardımcın olsun.”

Mesnevi birçok insanın hayatında dönüm noktası olmuş bir eserdir.Bu eserde yer alan hikayeleri tam ve amacına uygun olarak, insanlara yararlı olabilecek şekliyle anlatmak insancıl bir davranış şeklidir. Meneviden alınan bir hikayenin tam anlamıyla algılanabilmesi için tamamının verilmesi gerekir. 

Çünkü hikayenin başından biraz başlıyor. Ondan sonra ortasında oradan mevzuya geçiyor, orda telkin veriyor. Ama okuyanın aklı hikayenin sonunda. Okuyanın bilinci hikayenin sonuyla ilgilendiği için orda bilinçaltına giden sürgüyü açıyor o telkinlerin hepsi oraya geliyor. Ha oradan dönüyor ” Ya ne oldu biz hikayeyi anlatıyorduk.” diyor oradan biraz daha anlatıyor yine vermek istediğine geçiyor. Yani çok ilginç bir terapi yöntemi var Mesnevinin. Ve bunu herkesin doğru bir şekilde algılamasını bekleyemeyiz.Özelliklede mesneviyi okumayan kardeşlerimizin.

Mesnevi hikayelerini insanlara sunarken doğru amacına uygun ve tam olarak verirsek insanların hayatlarına dair olumlu değişimlere sebep oluruz. Aksi takdirde bir yıkım ve bir gencin islama bakışını yozlaştırmış oluruz.Bunun kimseye ne bu dünyada nede ahirette faydası olmaz.

GÜZEL BAKAN GÜZEL GÖRÜR

Selam ve Dua ile.

~ tarafından kutaysevgi Kasım 24, 2007.

Bir Yanıt to “Dikene katlanabilen gül gibi kokar”

  1. hatasız kul olduğunu sanmam.Herkes kendisine bakarsa herkes gül gibi kokar ama nerde kendisini gören.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: